Uğur Böceklerimizden...
2004 Yılından bu yana uğur böceklerimiz bir çok farklı şehirde gönüllü seminerleri ile 119.970 kişiye "Türkiye'nin İyiliği"ni ulaştırdılar. Gönüllü seminerlerde yaşadıklarını hissettiklerini yazıya döküp bize gönderen uğur böceklerimize teşekkür ederiz.
12 Ocak 2011
Çarşamba
Merhaba uğur böceği((:
Sunum Atölyesi'ne yolculuğumuz 26 Aralık sabah saat 7 gibi başladı.Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin uğur böcükleri olarak bir iki gün önceden nasıl gideceğimizi,kaçta gideceğimizi konuşmuştuk. Saat 7:30 da Hendek otobüslerinin orada buluşup, oradan Adapazarı'na, oradan da Kocaeli'ye gidecektik.Hendek'ten de doğrudan Kocaeli'ye gidebilirdik ama öğrenci halimizle bize uygun olanı seçtik((: Yurttan 2 tane daha uğur böceği vardı. İlknur ve Bahar((: Biz 7 buçuğa doğru yurttan çıkıcaktık. Uyandık, hazırlandık, aşağıya bi indik kapı kilitli.Amann Allahım kiltli kaldık dedik!! Saat 7 buçuk ve çıkmamız gerek yoksa gecikeceğiz. Bizim kapılar elektronik ve bize ait olan kartımızı okutarak giriş,çıkış yapabiliyorduk. Yukarı çıktık. Gece bekkleyen Gülay abla yeni işe başladığı için oda numarasını ve cep numarasını bilmiyorduk. Yurdu arıyoruz belki uyanır diye((: tıkkk yok!! Halkla İlişkilerden sorumlu Reyhan ablayı aradık,telefonu kapalıydı.Gülay ablanın oda numarasını ve cep numarasını danışmanın orada arıyoruz ,yok! bulamadık.Ben ortalığı kurcalarken Reyhan ablanın eşinin numarasını buldum ve sabahın o saatinde aramak zorunda kaldık. Ama yardımcı olamadı. Yurdun müdürünü aradık, telefona bakmadı o saatte((: Müdürün annesi bizi aradı.Yurtta kilitli kaldığımızı acil çıkmamız gerektiğini söyledik. Gülay' a ulaşamadığımızı da söyledik.Herkesi aradık ama Gülay'a ulaşamıyorduk.Veee biz böyle napacağımızı bilemez halde dolanırken bi kız sesimize geldi ve Gülay'ın odasını mı arıyorsunuz dedi. Vee onu buldukkkk((: Haydi kalkmalısın , bizim acil çıkmamız gerek, geç kaldık diyerekten kapıyı açmasını rica ettik.Tabii bu esnada zaman akıyor. Yurttan çıktığımızda saat 7:50 olmuştu. Samet uğur böceğini aradık ve gecikeceğimizi söylemiştik, o da bizi bekleyeceğini söyledi. İlknur'da bir de topuklu ayakkabı var. Pazar sabahı biz o saatte otobüse yetişmek için nasıl koşuyoruz bi görseniz((: Bir yandan da halimize gülüyoruz , uğur böceği olmak için neler yapıyoruz bi böyle diye((:Uğur böceği olup bilginin ışığını yaymak için koştuk o sabah. Neyse ki yetiştik. Diğer uğur böcekleri Samet, Ahmet ve Selim'le birlikte düştük yollara((: Bir gün önce hava günlük güneşlikti ama 26 Aralık günü yağmur yağıyordu. Kocaeli'ye vardık. Bi amcaya adresi sorduk . Bize adresi uzun yoldan tarif etmiş. 10 -15 dk geciktik((:
O gün yaşadıklarımızı daima hatırlayacağımızı düşünüyorum((: Sunum atölyesi çok eğlenceli geçti. Tabi bunun üzerine Hendek'e dönerken de yaşadğımız maceraları eklersek çok güzel bir gün geçirdiğimizi söyleyebilirim. Bir de kızlarla o sabah şunu anladık: Kaçmaya çalışsak yurttan kaçamayacağımızı((:
Teşekkürler((:
Uğur böcüğü ESİN((:
Uğur böcükleri:
ESİN YABACI
SAMET ÖZDEMİR
BAHAR KADIOĞLU
AHMET ODABAŞOĞLU
İLKNUR DAĞLI
SELİM ABDÜLHAKİM ÖZKAN
2 Ocak 2011
Pazar
İsmim Kadriye Kar,38 yaşında 2 çocuk annesiyim.Sizi oğlum sayesinde tanıdım.Ne mutlu bana ve oğluma ki sizi tanıma fırsatımız oldu.Oğlum henüz 6 günlük TURUNCU UĞUR BÖCEĞİ inanılmaz mutlu, ben de uğur böceği annesiyim diye övünmeye başladım bile:)
ve minik uğur böceğim,elimden tutup beni 29 12 2010 tarihin de İzmit te vermiş olduğunuz seminere getirdi..2010 yılında geçirmiş olduğum en güzel günlerden biriydi dersem inanın abartmış olmam.Yürekten teşekkür ediyorum.
Uğur böceği olmanın şartları nedir?yaş, eğitim durumundan kaybedebilirim diye düşünüyorum.(aslında seminere gelene kadar ilerisi için hayalim çocuklarımın hayallerine destek verip onların başarılari ile gurur duymak tı..Farkettim ki aslında bunu yaparken hem kendim için hemde ülkem için bişeyler de yapabilirim.
Bu maili yazıyor olmak bile beni heyecanlandırıyor.Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Saygılarımla
7 Ocak 2011
Ben Burdur Ceza İnfaz Kurumu'nda öğretmen olarak görev yapıyorum.İlk defa
2008 yılında Bolu Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'na geldiklerinde tanıştım"Uğur Böcekleri" ile.Birlik olmayı,yılmamayı,olumlu düşünmeyi,yaratıcılığı ve mücadeleyi öğrettiler tüm mahkumlara.O günden sonra biraz da benim gayretimle cezaevinde bazı şeylerin değişmekte olduğunu gördüm.Yalvar yakar hükümlüler arasında eğitimine devam edecek öğrenci ararken sene sonunda 8-9 tane AÖF öğrencim,2 tane de Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde örgün öğretim öğrencim oldu.İlköğretim ve lise öğrencilerini saymıyorum bile.Daha sonra tayinim Burdur E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'na çıktı.Aynı enerjiyi buraya da yaymama yardımcı olursanız sevinirim.
SEVGİLERLE...
Kubilay KURUMLU Öğretmen
2 Şubat 2011
16 Aralık 2010 (Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi/11:30 -15:00) : Kocaeli Üniversitesindeki seminerimiz 2 oturumda gerçekleşti öğrencilerin yoğun ilgisi ve salon temininde güçlük yaşanmasıyla 11:30 da 1.öğretimlere,15:00 da 2.öğretimlere yönelik gerçekleştirdik semineri. Üniversitede ilk seminerimde ve hepsi de iletişimciydi bu beni fazlasıyla heyecanlandırdı. Elim ayağıma dolanarak evden çıkarken bir anda bir odunu çuvalın içinden alıp çantama attım. Oraya vardığımda da 15 kişilik bir organizasyon ekibiyle karşılaşınca daha da bir panikledim.Daha önce kimse böyle karşılamamıştı beniJ
Ve seminere başladım, gayet iyi gidiyordu sakinleşmiştim ve onlar da beni dikkatle dinleyip bakışlarıyla onaylıyorlardı .
Seminer sonunda ne mi yaptım?O yanımda getirdiğim odunu çıkardım,önce birkaç espri patlatıldıJ Ben de aynen yaşadığım durumu beyan edip bir anda alıp çıktığımı ve aslında bu odunun ben kimim sorusuna materyal olarak getirdiğimi belirttim.Bütün bakışlar üzerimdeydi;Ben neyim diye soracak olursam ben bir odunum dedim,Çünkü ezberci standart zihniyet içersinde bulunduğum müddetçe ben bir odundum ve ben ikinci dereceden akrabalarımı da pek bilmediğimden köklerimle bağım yok o yüzden odunum dedim.Sonra ne mi oldu hayallerimin okulunu,bölümünü kazandım ve o odun bir kaleme dönüştü deyip kurşun kalem çıkardım.Sonra bunun da yetmediğini fark ettim şeklim güzeldi;ama içim boştu sonra ne mi oldu içime bir karanlık düştü(O da kalemin içindeki kömür tozuydu) Sonra yazmaya başladım yaşadığım her şeyi yazmaya başladım acılarımı,sorunlarımı,ancak acı geçiyordu bir müddet sonra o zaman bir boşluk oluşuyordu,o boşluk dönemimde de ben TUP’la tanıştım ve artık o karanlığın boşluğun yerine bir aydınlık doğdu…Kaleme ne mi oldu diyorsunuz Ok alem artık yazmıyordu belki de yazacak bir kağıt bulamıyordu,eğer siz de ‘BEN’ in önüne geçip ‘BİZ’ diyebiliyorsanız siz de bu projede yer almalısınız diyip kalemi odunu yere attım.Sonuç mu sanırım salonu çınlatan alkışlar ve formlar yeterli yanıttıJ
Nurgül Soydaş